Vergide muafiyet olumlu kredi için de adım atılmalı

Nurdoğan ARSLAN ERGÜN-Birol BOZKURT

İhracat yapan kurumların dış satımlarından elde ettikleri kazançlara 1 puan indirimli olarak uygulanan kurumlar vergisi oranın 5 puana çıkarılması, ihracatçıyı memnun etti.

Bu durum pozitif bir ayrışma olarak yorumlansa da ihracatçı, özellikle yatırım tarafında rotasını çizebilmek için uzun zamandır dile getirilen ‘krediye ulaşım’ sıkıntısının giderilmesini istiyor. Yeni ekonomi yönetiminin kararlarından memnun görünen ihracatçının gözü, Orta Vadeli Ekonomi Programı’nın açıklanacağı eylül sonrasında.

Bu noktada önünü görmek isteyen sanayici ve ihracatçı, belirsizliklerin ne denli giderilip, yatırım ortamında nasıl bir düzenleme yapılacağına odaklanmış durumda. İhracatçılar, “Ekonomide toz-duman siliniyor. Ancak önümüzü görmek için atılacak çok adım var. Başta yatırım ortamı olmak üzere belirsizlik hâlâ sürüyor” yorumunu yapıyor.

İhracatçı olarak yapılan her türlü destek ve teşvike ihtiyaç duyduklarını söyleyen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, “Yeni torba yasa teklifiyle ihracat yapan firmalara vergi istisnasının 5 puana çıkarılması memnuniyet verici. Özellikle deprem bölgelerinde yatırım yapmış olanlar için de vergi muafiyeti beklentimiz var” dedi.

İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Başkanı Kazım Taycı, “Daha iyi seviyelere çıkmak için en önemli kaynağımız üretmek ve ihraç etmek. Özellikle üretici ihracatçıların her anlamda desteklere ihtiyacı var” diye konuştu.

Krediye erişimde de pozitif ayrım gerekiyor

İhracatçıların uzun zamandır kur ve maliyet baskısı nedeniyle sipariş alamadığını, müşterilerini kaybettiğini dile getiren TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Meclis Başkanı Şeref Fayat, bu nedenle 5 puan artırımını olumlu olarak yorumladı. “Rakiplerimizle fiyat farkımız yüzde 40’lara kadar çıktığı için iş alamaz duruma geldik” diyen Fayat, özellikle hazır giyim ihracatçısının yılın dörtte üçünü kaybettiğini söyledi.

Fayat, “Belki yeni kur ile bir hamle yapıp kasım-aralıkta yaz malları için bir miktar sipariş alıp yeni yıla umutla başlayabiliriz. Kurumlar vergisinde pozitif ayrışmamız da bir adım” dedi. Ancak bu noktada Fayat’ın yorumu tek başına bu düzenlemenin yetmediği yönünde. İhracatçı, hangi sektör olursa olsun krediye erişim noktasında da pozitif ayrım bekliyor.

Yatırım ortamında belirsizlik sürüyor

Yeni düzenlemenin yatırımlar üzerinde yaratacağı etkiyi de yorumlayan Şeref Fayat, şunları söyledi: “Bir yatırım işlemi için ihracatçıların veya sanayicilerin çok uzun vadeli krediye erişmesi lazım. 1-2 yıllık bir krediyle falan yatırım yapıp katma değerli üretim yapamazsınız.

Dolayısıyla uzun vadede uygun finansman ulaşamadan bir yatırım hamlesi mevzubahis değil” dedi. Sanayicinin orta vadeli ekonomi programını görmeden bir yatırım hamlesine giremeyeceğini dile getiren Fayat, “Açıklanacak orta vadeli hedefler ve planlar neticesinde para piyasası kurulundaki faizlerle birlikte hem dövizde hem de faizde yönün nerede olduğunu daha net göreceğiz.

Zaten 2-3 ay içerisinde çıkmazsa artık bir şeyler konuşamayız” yorumunu yaptı. Şu anda döviz kurunun seyri ile ilgili belirsizliğin de sürdüğünü ifade eden Fayat, şunları söyledi: “Orta vadeli planla birlikte hem yurt dışındaki sermayenin veya yatırım tercihlerinin hem de yurt içindeki yatırımcıların daha önünü göreceği bir ortam olacağını düşünüyorum.”

Toz duman siliniyor ama hâlâ belirsizlik var

Sanayici ve ihracatçı başta olmak üzere tüm iş dünyasının piyasanın oturmasını beklediğini söyleyen Kağıt, Karton Ambalaj Sanayicileri (KASAD) Başkanı Alican Duran, “Olumlu adımlar atılıyor ama belirsizlik hala devam ediyor. Özellikle sanayicinin finansmana erişimi başta olmak üzere piyasaların oturması gerekiyor.

Sanayici şu anda günü döndürmekte zorlanıyor” dedi. Yeni gelen ekonomi yönetimini “Sihirli değnekleri yok ama olumlu adımlar atılıyor” şeklinde değerlendiren Duran, “Piyasalarda toz duman biraz siliniyor ama özellikle finans tarafında alınacak çok yol var. Herkesin güven içinde hissedeceği, rahat çalıştığı bir ortama gerekiyor. Bu önümüzdeki 3 ayın en önemli mottosu” diye devam etti.

“Kemeri daha da sıkmak gerekecek”

Öte yandan yeni torba yasanın sürpriz olmadığını söyleyen Alican Duran, “Acı bir reçete çıkacağı belliydi. Önemli olan mümkün olan en az hasarla bu süreci atlatabilecek tedbirlerin alınması. Hangi formüllerin masaya konulacağının bilinmesi gerekiyor. Zaten dağılan bir ekonomide bu yükleri ne kadar daha taşıyabiliriz bakmak gerekiyor. Çünkü o kadar çok parametre var ki. Ama bir noktada yeniden kemerleri sıkmak gerekecek” dedi.

“Yeni yüklere değil, yükleri azaltmaya ihtiyaç var”

Kurumlar Vergisi indirim oranının yüzde 1’den yüzde 5’e çıkarılmasını “çok olumlu” olarak yorumlayan Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, “Zaten ihracatçının ve üreticinin üzerinde yük var. Yeni yükler yerine bu yükleri azaltacak yaklaşımlara ihtiyaç bulunuyor.

SGK ve diğer yükleri azaltacak yaklaşımları ve döviz kazandırıcı faaliyetleri hızlandıracak uygulamaları çok destekliyoruz. Aynı zamanda ayakkabı ithalatında uygulanan ilave gümrük vergisinin tekrar yüzde 30’dan 50’ye çıkarılmasını talep ediyoruz” dedi. Öte yandan Kurumlar Vergisi düzenlemesinin kayıt dışılığı daha da artırma riskine de dikkat çekti.

Özel bankalar KOBİ’lere kredi kapılarını tamamen kapattı

Seçimlerden önce başlayan finansmana erişim sorunu seçimlerin geride kalmasına rağmen sürüyor. Özellikle ticari kredilerde bankalar muslukları iyiden iyiye kıstı.

Kamu bankalarında sınırlı bir kullandırım olsa da özel bankalar KOBİ’lere kapıları tamamen kapatmış durumda. Reel sektör temsilcileri kredilere ulaşamamaktan yakınırken, kamu bankalarının verdiği kredilerde de faiz oranlarının çok değişken olmasından şikâyetçi.

Uzun süredir finansmana erişim sorunu yaşayan işletmeleri daha zor günler bekliyor gibi görünüyor. Konuyla ilgili görüştüğümüz bir bankacılık kaynağı şunları söyledi; “Bankalar Hazine’nin düşük getirili tahvillerini almak istemedikleri için düşük faizli kredi kullandırmak istemiyor.

Merkez Bankası’nın yüzde 15 olarak açıkladığı politika faizinin piyasada bir karşılığı yok, bankaların hızlı zarar etmesini önlemek için böyle bir adım atılmış olabilir ancak bankacılık sektörü faizlerin hızlı artırılmasına hazır. Tüm bunların neticesi olarak piyasada finansman sorunu yaşanıyor. Özel bankalar ticari kredi kullandırımını hiç yapmazken kamu bankaları çok sınırlı bir miktarda ticari kredi veriyor.”

Ticari kredilerde yaşanan durgunluk rakamlara da yansıyor. BDDK’nın açıkladığı verilere göre TL cinsi ticari krediler bir önceki hafta 4 trilyon 535 milyar lirayken 27 Haziran haftasında 4 trilyon 507 milyar liraya geriledi. Taksitli ticari kredi ve kurumsal kredi kartlarında da durum farklı değil.

Bir önceki hafta 1 trilyon 138 milyar TL düzeyinde olan taksitli ticari kredi ve kurumsal kredi kartları, geçen hafta 1 trilyon 135 milyar liraya gerilemiş durumda. Reel sektör temsilcileri de finansmana erişim sorunun sona ermesini beklerken İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel, “Sizin de bildiğiniz gibi makro ihtiyatı tedbirler kapsamında bankaların almış olduğu menkul kıymet tesisine yönelik düzenlemelerin az da olsa esnetilmeye başlanmasına rağmen hala reel sektör ticari kredi kullanımında zorluk yaşıyor.

Özel bankalara ulaşmak çok zor, kamu bankalarında ise TLREF artı marj kaldırılarak TCMB politika faiz oranlarındaki artışa bağlı olarak rotarif kredilerde faiz oranı yüzde 23,5-25 bandında geldi, buradaki dezavantaj banka istediğinde faiz oranını değiştirebiliyor, bu da işletmelerin maliyet hesabı yapmasını zorluyor, diğer taraftan özellikle işyeri alımı için kredilerde kamu bankaları ciddi zorluk çıkarıyor” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x